İçimin  Dağlarından Akan Sözler

20160424_105313

Bir kuşun kanadına asılı kalır bazen yüreğim

İnemem yeryüzüne

Sığamam hiçbir yere

Aidiyetimi sorgularım zihnimde

İmgeler uçuşur düşümde

Us elde

El yürekte

Yürek sıkışmış geçmişin içinde

Bazı günler soluksuz geçer

Bazen sorunsuzdur ilişkiler

Gün olur hep neşeyle

Gün olur içinde biriktirdiklerinle geçer

Hep o küçük kız çocuğu

Bir yerlerden beni seyreder

Geçmişten bir sayfa açtığım zamanlarda

Birisi usulca dokunsun isterim

Okşasın saçlarımdan şefkatle

Başımı koyup dizine

Geçmek isterim başka bir aleme

Bir sızı duyulur keskin, derinden

Kapanmadığını bilirsin

Örtülüdür kaderin acımasız eliyle

Ve zaman çekip alır O örtüyü

Aralamak istemediğin bir yerde

Tam da unuttum dediğinde

Çıplak, savunmasız, sessiz,

Kimselerin görmesini istemediğin

O bakış, o duygu

Yakalar ensenden

Ve

O derin yalnızlık…

Boşluk…

Keder…

Kalbimin üstü dalgalı bi deniz

Korkarım alabora olmasından hayatımın

Alargada beklerim çoğu kez

Dinsin yılların deli dalgaları

Yalayıp geçsin o rüzgarlar,

İçimdeki korkuları…

İşte bu benim özlemim,

Bu benim bitmeyen sancım,

Anneme akan yaşlarımdır…

İnce ince düşer yaşlar üzerime

Tane tane düşer aklar saçlarımdaki her bir tele

Çizgiler bir oyun gibi belli belirsiz yüzümde

Eğlenirim kendi evciliğimin gerçekliğinde

Kah oyun benim içimde

Kah ben hayatın içinde

Dökülür kağıda

Dudaklarımdan dökülmeyenler

Bir beyaz kağıt saflığında

Takılı kaldı ipekten geriye

İpek gibi bir kalp içinde

Hiç büyümeyen o küçük kız

O hep biraz çocuk

Ve biraz kadın

Ve çoğu zaman anne

Büyüyemeyen

Belkide vaktinden evvel ergen

Sorsalar şimdi

Hangi yıllarımı yeniden yaşamak istediğimi?

Keşke derim

Verseler bana yeniden

O çocukluk günlerimi

Ben hep Annemli yıllarımda

Sabitlerim düşlerimi

Yılların hoyrat süpürdüğü,

Ellerimden zamansız götürdüğü,

Unutulmaya yüz tutan bir tutam anıyla

Duyumsadığım

O eşsiz ve benzersiz

Annemi çekmek isterim içime;

Annemi…

Birisi geri getirsin annemi!

Neden şimdi?

Niye benim annemi?

Hayat!

Biliyorum;

Bir tek bana sunmadın ki bu elemi

Buydu elimdeki salt gerçek teselli

Acıyla dağlanan onca yürek var etrafta besbelli

Yoksa kim katlanabilir ki yaşamda yüreği yangın yeri

İşte böyle çekiyoruz evrende mıknatıs gibi birbirimizi

Hislerimizi,

Sevgimizi

Seçip buluyorum

Seni, Onu ya da başka birini…

Gözlerim yaşlı,

Ellerim ürkek

Ama  yüreğim ayna gibi

Hem kendime hem başkalarına

Çevremde dimdik duran

Acıya var gücüyle karşı koyan

Benim gibi,

Senin  gibi

Bizim gibi

Ey zaman,

Eyleme bizi

Ağlatma bizi

Dağlama içimizi

Sevgiyle kuşat çehremizi, çevremizi…

İpekçe…

© İpeginenerjialani sayfasında yer alan tüm yazılı eserler koruma altındadır.

Türkiye Cumhuriyeti Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ya da kısaca FSEK,Türkiye‘de 5 Aralık 1951 tarihinde kabul edilmiş ve halen yürürlükte olan 5846 sayılı kanundurResmî Gazete‘nin 7981 no.lu sayısında yayımlanarak, 13 Aralık 1951 tarihinde yürürlüğe girdi.Kanun, bilgisayar programları dahil bilim,edebiyatmüzikgüzel sanatlar ve sinema eserlerinden doğan hakları tanımlar ve güvence altına alır. Buna göre ilgililerin bu eserler dolayısıyla maddi ve manevi yetkileri doğar.

İ

 

Reklamlar

İçimin  Dağlarından Akan Sözler” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s