KOÇLUĞUN İPEKSİ TANIMLARI…

20150420_181130

Hayallerin sihirli dünyasına açılan kapıdır…

Bir hayale dokunmaktır,

Dokunduğunu gerçek kılmaktır…

Neden? sorusuyla başlayan kişisel gelişim yolculuğunun,

Nasıl? sorusuyla devam eden beyin fırtınasıdır…

Dolu dolu hissetmektir…

Ne önemli? Niçin önemli? sana sordurandır…

Farklı olduğunu fark ettirendir…

Soruların, coşkulara dönüşümünü izlemektir…

Her yeni güne, bambaşka uyanmayı öğrenmektir…

Basit gerçekliğin şeffaf örtüsünü araladığında,

Zengin eşsiz dengedir…

Maddiyat ile maneviyatı ayıran,

İkisi arasındaki ince köprüyü sınatandır…

Geçmişin olumlu yanlarını alıp geleceği inşa ettiren,

Değerlerin tanımını yeniden yaptırandır…

Gezindiğin sığ sulardan derin sulara özgürce yüzdüren,

Bir martı gözünden yunuslarla olan dansını izletendir…

Bir hayali deneyimlerken,

Gerçeğe dönüşmüşçesine zevkini sürdürendir…

Yaşam koşullarına uygun mu?  Değil mi? derken,

Kim bilir? belki sendeki bir başka seni keşfettirendir…

Küçük bir sorunun yaşamında büyük bir boşluğa denk gelen yanıtında,

Vizyonun içinde başka vizyonların ile yüzleştirendir…

Hep bir ölçüm, hep bir tartımdır yaşam,

Dünde yarının, bu günde dünün sorgusundayken insan,

Tam bu noktada ve o anda olmayı öğretendir…

Geçmişin pırıltılı anlarını,

Bugüne ve geleceğe alabilmektir…

Duygu yolunda seni gezdiren,

Hislerinde güller açtırandır.

Döne döne yıllar içinde evrilirken iyiye

Eşsiz renk tayfında mercanı aramaktır…

Olumlama sanatının

En güzel renklerini harmanlamak…

Farklı bakış açılarıyla buluşmaktır…

Yaşam bir müzikse, sana dair notalarda uyumu yakalamaktır…

Aslında ne olduğunu? Neye doğru olduğunu? görebilmek,

Gördüklerinin gerçeğe olan ilmeklerini atabilmektir…

Dinlediğini sanırken,

Dinlemenin düzeyleriyle tanışmandır…

Yansız kalıp ritmi bulma çabasıdır…

Uzun ince onluk bir cetvel üstünde,

Nesin? Neredesin? Ne olmak istersin? ’in ölçümüdür…

Renklerin yeniden anlam kazanması,

Renklerin dilinden insanları anlama sanatıdır.

Sesin farklı tonlarının bilgiyle tınlamasıdır…

Sözün denizlerinde, düşün gücünün ışımasıdır.

İmajın değerlerle bezenmesidir…

Kelimelerin sana ait tanımlarının yeni baştan yazılmasıdır…

Beyninin yeni sınır hatları her gün değişirken,

Yeni nörolojik yollarındaki kutlamadır…

Sevginin, keyfin, mutluluğun,

Değer adına var olan her şeyin tek bir yere olan kesişimidir…

Us’la kalbin uyumudur…

Yalın duyguları yüzüne taşımandır…

İçindeki en saf enerjiyi doğal akışına bırakmaktır…

Sağlığa döndüren, varlığa götüren, aşkla bezeyendir…

Başka dünyalarda, yeni zamanlarda, algını yenileyendir…

Her ne dilersen ve her ne istersen,

Onun gerçek yaşama olan izdüşümüdür…

Bilimin sanata, bilginin uygulamaya dönüşümüdür…

Geçmiş deneyimlerinin olumlu esnekliğini;

Geleceğe farkındalıkla uyumlama yetisidir…

Bir çemberin içinde yaşamın özetidir…

Zaman seni yönetirken senin zamanı yönetmendir…

Korkuları korkutma yönetimidir…

Başka bir yerde ya da başka bir bedende olabilmektir…

Doğum ritüelinden ölümü aşmak,

Sonsuzluğu kucaklamaktır…

Kendini aşmakla kendin arasındaki köprüdür…

Bir çocuk sevincinde yaşamak,

Çimlerde maviye dalmaktır…

Sendeki dünya ile dünyadaki seni bulmaktır…

Evren içinde evren, insan içinde insan,

Sonsuzluğa doğru parlak bir ışıktır…

Esnemektir…

Dönüşmektir…

Zenginleşmektir…

Senin için her ne ifade ediyorsa

O ifadedeki hikmeti anlamaktır.

Kimliğinin,  kim bilir kaç rolünde sezgidir…

Geçiştir…

Bilinçtir…

Seziştir…

Erinçtir…

Mekandan ari tinler arası gezişdir…

Herkesi ve her şeyi olduğu gibi kabul ediştir…

Duruştur…

Dokunuştur…

Tutunuştur…

İnsan-ı Kamil’e yolcuysan; Han’dır…

Aydınlığı kavrayıştır…

Kucaklayıştır…

Bir ağacın kökleri gibi,

Sıkı sıkı tutunmaktır cana…

Candan yola çıkıp

Cananı bulmaktır…

Kısaca Seni SANA buldurandır…

02.05.2015 / İpekçe…

© İpeginenerjialani sayfasında yer alan tüm yazılı eserler koruma altındadır.

Türkiye Cumhuriyeti Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ya da kısaca FSEK,Türkiye‘de 5 Aralık 1951 tarihinde kabul edilmiş ve halen yürürlükte olan 5846 sayılı kanundur. Resmî Gazete‘nin 7981 no.lu sayısında yayımlanarak, 13 Aralık 1951 tarihinde yürürlüğe girdi.Kanun, bilgisayar programları dahil bilim,edebiyat, müzik, güzel sanatlar ve sinema eserlerinden doğan hakları tanımlar ve güvence altına alır. Buna göre ilgililerin bu eserler dolayısıyla maddi ve manevi yetkileri doğar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s